Ramazan’ın Çağrısı Muhyiddin Arabi hazretleri bütün bu çağrıların içinden bir öğüt çıkarır, der ki: -Oruçlu iken günah işlemekten sakın. Çünkü o günah, orucun sevabını iptal eder. Oruç senin için değil Allah için tutulur. Öyleyse Allah Teala kendisine ait olan bir işte seni hoşnut olmadığı şeylerde görmesin. Şu halde oruç tutarken en güzel hallerde ol ve en güzel işleri yap. Orucun bir kurtuluş çağrısı var. Hani Ezanın “Hayye alel felah – Haydin kurtuluşa” çağrısı gibi... “Geçmiş günahların mağfiret edilmesi...” bir külli arınma demek... Her yıl, insanın önüne, Rahmanürrahim olan Allah Teala, böyle bir arınma fırsatı sunuyor. Kirlerini yıka, yüklerini dök, Rabbin yoluna gir, ve öyle yürü... Onun için İslam''ın her çağrısı imana bağlıdır, oruçla ilgili mağfiret çağrısı da iman''a merbuttur. Orucu böyle algılayabiliyor muyuz? Ezanın “Haydin Kurtuluşa” çağrısı, içimize bir “kurtuluş çağrısı” gibi akıyor mu? Orucu böyle algıladığımızda, bir ayın hakkını ona göre vermemiz gerektiğini de idrak ederiz. Değilse Ezanlar gelir geçer... Namazlar gelir geçer... Oruçlar gelir geçer... Kur''an''lar gelir geçer... Peygamberler gelir geçer... Allah dostları gelir geçer... Ve biz “Kurtuluş çağrıları”nın bir tekini bile idrak edemeyebiliriz. Muhyiddin ibnü''l Arabi Hazretleri “Mala, Allah yolunda vermekle iyi davran... Kur''an''ın manasını anlamaya çalışarak ona karşı güzel davran. Duaya iyi davranmak demek, onu yürekten yapmak demektir. Kiramen katibine davranışın, onlara iyi şeyler yazdırmak olsun. Ağaç ve taşlara da boşu boşuna harcamamak suretiyle iyi davran. Yere üzerinde namaz kılmakla iyi davran. Namaza iyi davranışın onu iyi kılmakla olur. ” diyor. Buradan hareketle “Oruca iyi davranmak demek, mağfiret kıvamında onunla buluşmak demektir” diyebiliriz. Ki İbnül Arabi Hazretleri “Oruca karşı iyi davranman için günahlardan kaçınman gerekir” diyor. Yani orucun hakkını vermek... Bunun için bir kalbi hazırlık gerekiyor... *** “Ramazan''a yakalanmak” var, “Ramazan''ı karşılamak” var. Ramazan gelip bizi, ellerimiz kir pas içinde, gönüllerimiz teşevvüşte yakalarsa, diye bir kaygı, en çok şimdiki zamanlar için akla gelmez mi? Darmadağınık dünyalar içinde yaşarken... Oysa bir çağlayanın içinden geçeceğim ve iliklerime kadar Yaratıcı''nın yakınlığını, O''na kulluğu, O''nun mağfiretini, lutfedeceği arınmayı, kurtuluşu hissedeceğim, demek var bir de... Kalbi bir hazırlık... Bu hazırlıkla oruçla buluştuktan sonra, Ramazan''ın her gününe itina etmeye geliyor sıra... Giden günlerde mağfiretle buluşamamışsak diye bir kaygı ile, gelen güne daha çok, daha çok itina... Her günün arınmışlığından, gelen gün için güç toplayarak, daha bir ruhi derinleşme yollarına yürüyüş... 30 altın gün. Farzedelim ki bir ömrün muhassalası... Özeti... Daraltılmış bir ömür süresi... Bugün var, yarın yoksun... 30 gün göz açıp kapayıncaya kadar geçer... Ömür daha mı uzun? Bugünü kurtarmak için çırpın... Yarın ya yoksa... Bugünün eksilerini yarın tamamlamak için çırpın... Her yarını ahiret yolculuğun çıkmadan bir gün önceki artı bir ikrammış gibi düşün... 30 günlük ömür.. Bir altın gün verilmiş üstelik... Bul o günü 30 gün içinde. Kadrini bil o günün. Bin aylık bir derinlik bul o günde... Yoğunlaş, yoğunlaş ve Rahman''ın yakınlıklarına sokulmanın yollarını bul. Damarlarında O''nun yakınlığı nabız gibi atsın... Bir dua bul, bir tevbe bul, bir secde bul, bir kıyam bul, tekbir bul namazlarında... “Kur''an ayı”nda Kur''an''dan bir ışık bul çatallaşan yollarını aydınlatacak zihni berraklık için... Bir kalb duruluğu edin Kur''an''la, bir ölçü beraklığı edin Kur''an''la... Dost ol Kur''an''la... Bir dostluk geliştir Ramazan''da başlayıp tüm zamanlarına yayılacak... Bir mü''minin gönlünde sevinç uyandır, bir sadaka çıkar yüreğinden, bir tebessüm çıkar gözlerinden, bir yetimin duası ile buluş, zekatını elçi olarak gönder Yüce Huzur''a, bir yaşlının duasına karış... Allah bize “zaman terbiyesi” kazandırmak istiyor. “İnsanın ömrü nasıl Allah için kılınır?” sorusunun cevabını veriyor Ramazan, bir ayda kuşandığımız zaman terbiyesini tüm zamanlara yayabileceğimiz ümidi var Ramazan''la ilgili ölçülerde, vaadlerde... Zamanın sahibi Allah! Zamanı insana ikram eden O (c.c.) Ve zamanın içinde insana kurtuluş yolları var eden O (c.c.) İnsana küçücük adımlar kalıyor, mağfiretin, külli arınmaların kapısını çalmak için, açmak için... Nankörlük etmemeli... cahillik etmemeli... Zulme yönelmemeli... Fesattan kaçınmalı... Oruç, insanı en güzel yaratılış iklimine taşıyacak yol adabından biri... tutunmalı ona, onun felah çağrısına kulak vermeli... Ramazan''ın kurtuluş çağrılarını duyanlara ne mutlu...
Ramazan MERCAN
Müftü